7 Ağustos 2010 Cumartesi

EY TÜRK BÜROKRASİSİ

Bu haftaiçi bitmeden, beklediğim posta-pasaportum- ulaşır diye ümit etmiştim ama ulaşmadı.

Hafta boyu ya kargo gelirse diye marmara daki kursa da gitmedim.hoş bu sıcakta gitmemek için bu bahane oldu o ayrı....

Pazartesi arkadaşım tuzla emniyetten ben ise bahçelievler emniyetten başvurduk pasoporta.N.Ş.A'da :) salı günü elimde olması gerekiyordu ki arkadaşım salı günü aldı pasaportunu.çarşamba gelir dedim ses yok perşembe dedim ses yok...cuma ankara'yı aradım orada basılıyor pasaportlar diye..telefondaki memur "henüz onaylanmamış işleminiz nasıl basalım?siz bahçelievler ile görüşün " tavsiyesinde bulundu....

Evet soluğu bahçelievler de aldım tekrar...gecikmesinin vardır bir hikmeti şüphesiz...beni üzen şey ve bugün zaman zaman gözlerimi dolduran ve de ağlamama sebep olan şey, insanların görevlerindeki liyakatsizlikleri.

Bahçelievler deki memura derdimi anlatıyorum "bakın pasaportum yok vizeye başvuramıyorum okul açılacak, ders başlayacak" diyorum...

Ama memur benim heyecanımı taşımıyor malesef...yoğunuz onaylanmamış dedi...adımı aldı yazdı bir kağıda komiser gelince size öncelik verelim dedi...

Komiser nerde?bugün cuma , bu nasıl yoğunluk ki onaylayamıyo evrakları?

diye soramadım bile; peki dedim ve çıktım....

Dediğim gibi vardır bir hikmeti..ama devlet memurlarını biraz daha ciddiyetle iş yapması gerekmez mi?yoğun olabilirsiniz, ama oraya gelen vatandaşında kendince aciliyeti vardır...

Eve geldim ve anneme " birgün yetki sahibi iş gören bir makama gelirsem, herkesin işini kendi işim hassasiyetinde yapacağım inşallah" diye söz veriyorum dedim:)

Yani eğer ihmalden , rahatlıktan işler aksıyorsa bu memlekette, herkes aldığı maaşın sorgulamasını yapsın vicdanında...hak ediyor muyum diye?

Belki yazımın çok bir orjinalitesi yok.mekan:türkiye.. olay devlet dairesinde geçiyor..buna alışkın olmak lazım denebilir.

Ama bu yaşa kadar hep bu sıkıntılarla büyüklerim cebelleştiğinden ben hep serzenişleri duyardım artık bende yaşadım.ama yıl oldu 2010...artık 1980 lerdeki meur rahatlığıyla iş yapılmamalı...herkesin işi kendince ehemmiyetli ve türkiye nüfusu arttı seri iş yapmak lazım.

Umarım ben bu zihniyette bir çalışan olmam...ve zamanla bizde de herşey rayına oturur...

Zira hayatın bu gerçekleri ile yüzleşince; Biz kim AB kim dememek içten bile değil...

0 yorum:

Yorum Gönder