Yıl 2010...memlketim canım istanbul Kültür Başkenti olmuş, Ankara'nın tek ayrıcalığı olan "başkent olma" özelliğini de elinden almış amma velakin nafile....31 Ocak 2010 Pazar
YIL 2010 ELEKTRİKSİZ GEÇEN İKİ GÜN
Yıl 2010...memlketim canım istanbul Kültür Başkenti olmuş, Ankara'nın tek ayrıcalığı olan "başkent olma" özelliğini de elinden almış amma velakin nafile....27 Ocak 2010 Çarşamba
LUKUS HAYAT
yoksa eğer halin yaman
nikel-kübik mobilyalar,
duvarda yağlı boyalar
iki tane otomobil
biri açık, biri değil
aşçı, uşak, hizmetçiler
dolu mutfak, dolu kiler
hanım gider, sen gidersin
gündüzleri çaydan çaya
gece olur, davetlisin
ya dine*ye ya baloya
hey
lüküs hayat, lüküs hayat
bak keyfine yan gel de yat
ne güzel şey
oh ne rahat
yoktur eşin lüküs hayat
yaz gelince adadasın
mayo giymiş kumlardasın
etrafında güzel kızlar
canın çeker, burnun sızlar
hanım motorla dolaşır
hanım serbest, kim karışır
takarsın şeyleri bazı
dünya böyle sen ol razı
sen de kendi hesabına
topla akşam etrafına
sarıları, esmerleri
kır şampanya kadehleri
hey
lüküs hayat, lüküs hayat
bak keyfine yan gel de yat
ne güzel şey,
oh ne rahat
yoktur eşin lüküs hayat
26 Ocak 2010 Salı
COUNTER STRİKE Mİ TEHLİKELİ BALYOZ MU?
Her şey Taraf’ın camlarından bakınca görkemli kuleleri görünen Selimiye Kışlası’nda 1. Ordu Komutanlığı’na ait evrakların (herhalde en yakında olduğumuz için) bize dört CD içinde ulaşmasıyla başladı.
O CD’leri açtığımız odada olanların üzerine devletin 2003’ten beri akıtılmayı bekleyen cerahati döküldü.
Gazetecilik açısından heyecan verici, insanlık açısından utanç verici olan malzemede şunlar vardı:
Çok tartışılan medya fişlemelerinin de aralarında olduğu yüzlerce bürokrat, asker hakkında yüzlerce sayfalık ayrıntılı fişlemeleri, böyle bir harekât sırasında devreye sokulacak yüzlerce sivil gerçek kişiye ait listeleri, olası bir Milli Mutabakat Hükümeti listesi ve hükümet programını, hatta el konulacak 4x4 araçların plakalarını da içeren ekleriyle Balyoz Harekât Eylem Planı adlı bir tam teşekküllü bir darbe planı.
Ayrıntılı krokiler ve askerî terminoloji içinde hazırlanmış Fatih ve Beyazıt camilerini bombalamak, kendi uçağı düşürtmek (olmadı düşürmek) gibi korkunç eylemleri öngören Sakal, Çarşaf, SUGA ve Oraj adlı dört ayrı plan. Ve onların eklerinde, çalıştıkları yer ve sicil numaralarına kadar eylem timlerindeki muvazzaf subayların adları.
2002 Aralık tarihli Balyoz Harekât Planı’nda, planın üzerinden geçileceği söylenen 5-7 Mart 2003 tarihinde 1. Ordu’da yapılan bir yıllık plan seminerinin bizzat askerler tarafından kaydı ve dökümü yapılan tüm ses kayıtları, orada kuvvet komutanlıklarının yaptığı yüzlerce sayfayı bulan tüm powerpoint sunumlar, o seminerle ilgili tüm yazışmalar hatta semineri yapan Kurmay Albay’ın tüm el notları.
Ve o, Türkiye’yi dışarıda çok zor duruma sokacak binlerce sayfalık başka çok gizli askerî planlar, yazışma, evrak, eski generallere ait iletişim bilgileri.
Sanki birkaç kilometre ilerimizdeki görkemli 1. Ordu’nun bütün gizli arşivi dört DVD içine sıkıştırılıp bizim tek katlı gazetemize bırakılmıştı.
İç içe geçmiş soğan kabukları gibiydi belgeler.
En ortada Balyoz Harekât Eylem Planı ve cami bombalamalarını öngören diğer planlar vardı. Balyoz Planı’nın içinde yer aldığı CD’lerin teknik özelliklerine bakıldığında, kaydedildiği yer 1. Ordu Komutanlığı, kaydeden kişi de o dönem oranın harekât başkanlığını yapan bir kurmay albay çıkıyordu
Elimizdeki en somut şey ise, iki günlük ses kayıtları olan seminerdi.
Ve o seminer Balyoz Planı’nın bilgisayarından çıktığı görünen kurmay albayın sunduğu, ne tesadüf ki Fatih Camii’nde bir patlama (her şeyin belli olduğu senaryoda o patlamayı kimin yaptığı belirsiz) ve Yunanlıların bir F-16 uçağını düşürmesini öngören bir senaryoyla başlıyordu.
Seminer resmî bir seminerdi, konuşmalar kaydediliyordu, herkes bunu bilerek konuşuyordu.
Yine de seminerin birincil gördüğü “iç tehdit” adı altında hükümete dönük ifadeler, “Tayyip”li cümleler, görevden alınacaklar arasında gösterilen AKP’li belediye başkanlarının adları havada uçuşmuştu. Hatta bir ara bir komutan söz alıp “yapılacak en kolay harekât tarzı bir 12 Eylül gibi harekâtın baştan itibaren organize edilmek suretiyle bir anda söndürülmesidir diye düşünüyorum. Burada tabii, burada söylemek istemedik ama sonunda bunu vurgulamaya çalışıyoruz. Bundan sonraki konuşmalarda da dikkate alın...” diye esas konuşulan şey hakkında bir hatırlatma yapma ihtiyacı bile duymuştu.
Seminerin bu kabuğu, sunumlarda biraz daha soyuldu. Ses kayıtlarında “sunumda gösterilmiştir” denip geçilenler, yine elimizde bulunan binlerce powerpoint slaytı içinde ortaya çıktı. Onlardan bir kısmını bugün orta sayfada göreceksiniz. Bir kısmını daha önce yayımladık. Bu sunumlarda tankların gireceği sokaklar bizim yaşadığımız sokaklar, düşman unsurlar olarak görülen Fatihliler, Eyüplüler gerçek insanlar, AKP, ÖDP gerçek partiler, Sezer, Fethullah Gülen gerçek kişiler, İHD, Mazlumder, FEM Dershaneleri gerçek kurumlar, adları verilen İmam Hatip müdürleri de manken değil kanlı canlı.
O CD’lerin içinden tüm bunlardan daha gerçek başka bir şey daha çıktı:
12 Eylül’ün sararmış kâğıtlara basılmış ünlü Bayrak Harekât Planı. Binlerce kişinin hayatına mal olan o korkunç günün tüm ayrıntıları, tüm sıkıyönetim belgeleri. Balyoz Planı’nı yapanların epey kopya çektikleri, satırlarının altını çizdikleri darbenin yapılmışı...
Yani bir haftadır bir ülkenin ordusunun o ülkenin halkının bir bölümünü düşman olarak gördüğünde neler yapabileceğiyle ilgili bir fikrim olacak kadar çok resmî, hizmete özel, gizli, çok gizli ibareli belge gördüm, soğukkanlı asker sesi işittim.
Bu kadarı bana yetti. Halkını iç tehdit olarak gören bu orduya karşı elimden daha fazlası gelmez. Geçen cumartesi kar altında İstiklal’de yürüyen kalabalıkta taşınan bir pankartın söylediği gibi: Ordu halkı yordu. Beyaz bayrak. Teslim oluyorum. Ellerim havada. Ateşkes...
16 Ocak 2010 Cumartesi
İSTANBUL KÜLTÜR BAŞKENTİ



07 Ocak 2010 Perşembe
AVATAR
01 Ocak 2010 Cuma
GİTTİ EMEKTAR, GELDİ 5800

20 Aralık 2009 Pazar
YAĞMUR VURURKEN CAMA

Aylardan aralık...